Evlendikten Sonra Eski Soyadını Muhafaza Etmek Mümkün mü?
Evlendikten sonra bekarlık soyadını tek başına kullanma hakkı, AYM iptal kararıyla güvence altına alındı. Dava süreci ve başvuru rehberi.
Evlilik, iki kişinin hayatlarını birleştirdiği önemli bir adımdır. Ancak bu birleşmenin kadının kimliğine doğrudan müdahale eden bir boyutu uzun yıllar boyunca tartışma konusu olmuştur: soyadı.
Türkiye'de evlenen kadının kocasının soyadını almak zorunda bırakılması, onlarca yıl süren hukuki mücadelelerin odağında yer almıştır.
Peki günümüzde evlendikten sonra eski soyadını muhafaza etmek gerçekten mümkün müdür? Bu sorunun cevabı, Anayasa Mahkemesi'nin verdiği tarihi bir iptal kararıyla birlikte köklü biçimde değişmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 187. Maddesi ve Eski Düzenleme
Türk Medeni Kanunu'nun 187. maddesi, evlenen kadının soyadına ilişkin temel düzenlemeyi içermekteydi. Bu maddeye göre kadın, evlenmekle birlikte kocasının soyadını almak zorundaydı. Kadına tanınan tek esneklik, evlendirme memuruna veya nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadının önünde kendi önceki soyadını da kullanabilmesiydi. Yani kadın ya sadece eşinin soyadını taşıyacak ya da çift soyadı kullanacaktı. Evlenmeden önceki soyadını tek başına muhafaza etme imkânı ise yasal olarak tanınmamıştı.
Bu düzenleme, pratikte kadının mesleki hayatında, resmi işlemlerinde ve toplumsal ilişkilerinde ciddi sorunlara yol açıyordu. Evlenmeden önce belirli bir soyadıyla tanınan, akademik yayınlarını o isimle yapan veya mesleki itibarını o soyadı üzerinden inşa eden kadınlar, evlenme akdiyle birlikte bu kimliklerini yitirme riskiyle karşı karşıya kalıyordu. Üstelik olası bir boşanma durumunda soyadı yeniden değişecek ve evlilik dönemindeki tüm işlemler eski eşin soyadıyla anılmaya devam edecekti.
AİHM'in Ünal Tekeli Kararı: Uluslararası Boyut
Kadının soyadı meselesi yalnızca iç hukuk düzeyinde tartışılmadı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bu konuda Türkiye aleyhine önemli kararlar verdi. İzmir Barosu'na kayıtlı avukat Ayten Ünal Tekeli, 1995 yılında yalnızca kızlık soyadını kullanmak amacıyla dava açmış, ancak talebi iç hukuk yollarında reddedilmişti. Bunun üzerine AİHM'e başvuran Tekeli, 16 Kasım 2004 tarihinde lehine bir karar aldı.
AİHM bu kararında, evli kadının yalnızca kendi soyadını kullanmasına izin verilmemesini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesiyle birlikte 14. maddesine aykırı buldu. Mahkeme, kadın ile erkek arasında soyadı kullanımı bakımından yapılan farklı muamelenin nesnel ve makul bir gerekçeye dayanmadığını tespit etti. Bu karar, Türkiye'nin kadın soyadı konusunda uluslararası platformda mahkûm edildiği ilk karardı ve sonraki süreçte pek çok bireysel başvuruya zemin hazırladı.
AİHM, Ünal Tekeli kararının ardından Leventoğlu Abdülkadiroğlu – Türkiye ve Tanbay Tüten – Türkiye gibi davalarda da benzer ihlal kararları vererek Türkiye'nin bu konudaki tutumunu sistematik biçimde eleştirdi.
Anayasa Mahkemesi'nin Bireysel Başvuru Kararları
2012 yılında bireysel başvuru hakkının tanınmasıyla birlikte, Anayasa Mahkemesi de kadının soyadı konusunda önemli kararlar vermeye başladı. İstanbul Barosu avukatı Sevim Akat Eşki, evliyken yalnızca kızlık soyadını kullanmak amacıyla yaptığı bireysel başvuruda hak ihlali kararı aldı. Anayasa Mahkemesi, kocanın soyadını kullanma zorunluluğunun kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkını ihlal ettiğini tespit etti. Bu karar, aile mahkemelerinde açılan benzer davaların kabul edilmesinin önünü açan önemli bir emsal oldu.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Emsal Kararı
Konunun bir diğer dönüm noktası ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015 tarihli kararıdır. E: 2014/889, K: 2015/2011 sayılı bu kararda Yargıtay, evli kadının yalnızca kızlık soyadını kullanma talebinin kabul edilmesi gerektiğine hükmetti. Kararda özellikle şu husus vurgulandı: kadının kızlık soyadını kullanmak için haklı ve makul bir sebep göstermesi gerekmediği gibi, eşinin rızasının aranması da söz konusu değildir. Soyadı, kişiye sıkı sıkıya bağlı, devredilmez bir kişilik hakkıdır ve bu hakkın kullanımı herhangi bir gerekçeye bağlanamaz.
TMK 187'nin İptali: 22 Şubat 2023 Kararı
Tüm bu sürecin en belirleyici adımı ise Anayasa Mahkemesi'nin 22 Şubat 2023 tarihli ve E: 2022/155, K: 2023/38 sayılı iptal kararıdır. Bu kararla Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nun 187. maddesinin tamamını Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. Karar, 28 Nisan 2023 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlandı ve 28 Ocak 2024 tarihinde yürürlüğe girdi.
Anayasa Mahkemesi, iptal gerekçesinde kadın ile erkek arasında soyadı kullanımı bakımından kurallarla öngörülen farklı muamelenin eşitlik ilkesini ihlal ettiğini belirtti. Mahkeme ayrıca, soyadının bireyin kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ve evlilik gibi özel bir ilişki nedeniyle yalnızca bir tarafın kimliğine otomatik müdahale edilmesinin kişilik haklarının korunması bakımından sorunlu olduğunu vurguladı.
İptal Kararından Sonra Mevcut Durum
28 Ocak 2024 itibarıyla TMK 187 hükmü artık uygulanamaz hale gelmiştir. Bu tarihten sonra nikâh masasına oturan bir kadın, evlendirme memuruna yalnızca kendi bekarlık soyadını kullanmak istediğini beyan edebilir. Kadının evlilik sonrası soyadı konusunda artık üç seçeneği bulunmaktadır:
- Yalnızca kendi bekarlık soyadını kullanmaya devam etmek
- Eşinin soyadını almak
- Eşinin soyadıyla birlikte kendi bekarlık soyadını da kullanmak (çift soyadı)
Ancak uygulamada bazı sorunlar yaşandığı da gözlemlenmektedir. İptal kararının yürürlüğe girmesine rağmen yasama organı henüz yeni bir düzenleme yapmadığından, bazı nüfus müdürlüklerinin eski uygulamayı sürdürdüğü görülmektedir. Bu nedenle kadınlar, tek başına bekarlık soyadlarını kullanma taleplerini Aile Mahkemesi'nde dava açarak güvence altına almayı tercih edebilmektedir.
Dava Yoluyla Bekarlık Soyadını Kullanma
Hâlihazırda evli olan ve yalnızca bekarlık soyadını kullanmak isteyen kadınların izleyeceği hukuki yol şu şekildedir:
Görevli mahkeme Aile Mahkemesi'dir. Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla Asliye Hukuk Mahkemesi görev yapar. Dava, kadının yerleşim yerindeki mahkemede açılır. Davalı taraflar genellikle eş ve nüfus müdürlüğüdür.
Davanın açılması için kadının haklı bir sebep göstermesine gerek yoktur. Kişilik hakkından kaynaklanan bu talep, bireysel bir hak olarak değerlendirilmektedir. Eşin rızası veya onayı da aranmaz. Mahkemece verilen kabul kararı kesinleştikten sonra, karar nüfus müdürlüğüne ulaştırılarak aile kütüğüne tescil edilir.
Eşinin soyadıyla birlikte kendi bekarlık soyadını da kullanmak isteyen kadınların ise dava açmasına gerek bulunmamaktadır. Bu talep, nüfus müdürlüğüne yapılacak yazılı başvuru ile karşılanabilmektedir.
Boşanma Durumunda Soyadı
Evliliğin boşanmayla sona ermesi halinde kadın, kural olarak evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Ancak boşanan kadın, önceki evlilikten doğan çocuklarının soyadıyla aynı soyadını taşımak gibi haklı bir gerekçe göstererek boşandığı eşinin soyadını kullanmaya devam etme talebinde de bulunabilir. Bu talep, mahkeme kararıyla mümkündür.
Sonuç
Türkiye'de kadının soyadı meselesi, uzun ve zorlu bir hukuki mücadelenin ürünüdür. AİHM kararlarından Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararına uzanan bu süreçte kadınlar, kendi öz soyadlarını muhafaza etme hakkını adım adım kazanmıştır. Günümüzde evlendikten sonra eski soyadını korumak artık hem yasal hem de anayasal güvence altındadır. Bununla birlikte, uygulamada yaşanan aksaklıkların giderilmesi için yasama organının TMK 187 yerine yeni ve eşitlikçi bir düzenleme yapması beklenmektedir. Kadının soyadı tercihi, en temelde bir kişilik hakkı meselesidir ve bu hakkın kullanımı hiçbir koşula ya da onaya bağlanamaz.
Akdemir Hukuk Bürosu – Kartal Hukuk Ofisi
Evlendikten sonra bekarlık soyadınızı muhafaza etmek, çift soyadı kullanmak veya evlilik soyadının iptali davası açmak gibi konularda profesyonel hukuki destek almak büyük önem taşımaktadır. Akdemir Hukuk Bürosu, Av. Muhammet Akdemir önderliğinde İstanbul Kartal'ın Soğanlık semtinde hizmet vermektedir.
Büromuz; Cevizli, Cumhuriyet, Çarşı, Çavuşoğlu, Esentepe, Ferhat Paşa, Gümüşpınar, Hürriyet, Karlıktepe, Kordonboyu, Orhantepe, Orta, Petroliş, Rahmanlar, Soğanlık, Yalı, Yeni, Uğur Mumcu, Yakacık ve Yeşilbağlar başta olmak üzere Kartal'ın tüm mahallelerinden müvekkillerine hukuki danışmanlık sunmaktadır.
Ayrıca Maltepe ve Pendik gibi komşu ilçelerden gelen danışanlarımıza da aile hukuku alanında etkin çözümler üretmekteyiz.
Ofisimiz, Kartal Metro Durağı'na, Kartal Adliyesi'ne ve E-5 Karayolu'na yakın konumuyla kolay ulaşılabilir bir noktadadır.
Daha detaylı bilgi almak ve hukuki danışmanlık için İstanbul Kartal/Soğanlık'ta bulunan Akdemir Hukuk Bürosu'nu ziyaret edebilir veya 0 505 589 86 36 numaralı telefondan iletişime geçebilirsiniz.
Avukat Muhammet Akdemir Kimdir?
- Akdemir Hukuk Bürosu kurucumuz Muhammet Akdemir Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur.
- 2011 yılında Patent Vekili Ruhsatnamesi almıştır.
- 2013 yılında Avukatlık Ruhsatnamesini almıştır.
- Aynı yıl Iğdır Ticaret İl Müdürlüğünde Tüketici hakem heyetinde raportör olarak göreve başlamıştır.
- 2014 Yılında Ticaret Bakanlığı merkez kadrosunda Avukat olarak atanmıştır.
- 2 yıllık Kurum Avukatlığı görevinden sonra 2016 yılında Hakim Stajyer olarak İstanbul Anadolu Adliyesinde görev yapmıştır.
- 2017 yılından beri serbest Avukatlık yapmaktadır. İstanbul Barosu'na kayıtlıdır.
