Vekaletnamede Yazılı Olmayan Yetki İle Yapılan İşlemin Geçerliliği
Buradasınız: Anasayfa / Blog
Vekaletnamede Yazılı Olmayan Yetki ile Yapılan İşlemin Geçerliliği
Vekaletnamede yazılı olmayan yetkiyle gerçekleştirilen işlemin geçerliliği, özel yetki eksikliğinin sonuçları ve icazet imkânı HMK 74 ve TBK 504 çerçevesinde açıklanmıştır.
Vekaletnamede Yazılı Olmayan Yetki ile Yapılan İşlemin Geçerliliği

Avukat ile müvekkil arasındaki vekalet ilişkisinde en kritik sorulardan biri, vekaletnamede açıkça yer almayan bir yetkiye dayanılarak yapılan işlemin hukuken geçerli olup olmayacağıdır. Türk hukukunda genel vekaletname geniş bir temsil yetkisi sağlasa da kanun koyucu, müvekkilin mal varlığını veya kişisel durumunu doğrudan etkileyen bazı işlemler için özel yetki bulunmasını zorunlu kılmıştır.

Kartal ve çevre ilçelerde avukat arayışında bulunan pek çok kişi, vekaletname düzenletirken bu ayrımın farkında olmadığı için ileride ciddi hak kayıplarıyla karşılaşabilmektedir.

Bu yazıda vekaletnamede yazılı olmayan yetkiyle gerçekleştirilen işlemlerin geçerliliğini, yasal dayanakları ve Yargıtay uygulaması çerçevesinde ele alacağız.

 

Genel Vekaletname ile Özel Vekaletname Arasındaki Fark

Genel vekaletname, avukata müvekkili adına dava açma, takip etme, icra işlemleri yürütme ve olağan usul işlemlerini yapma yetkisi tanıyan bir belgedir. HMK m. 73 uyarınca davaya vekalet, hüküm kesinleşinceye kadar vekilin davanın takibi için gereken bütün işlemleri yapmasına ilişkin yetkiyi kapsar. Ancak bu geniş yetki çerçevesi sınırsız değildir.

Özel vekaletname ise kanunda sayılan belirli işlemlerin yapılabilmesi için müvekkilin açık iradesinin arandığı, bu iradenin vekaletname metninde ayrıca ve açıkça gösterilmesini gerektiren bir yetkilendirme biçimidir. Özel yetkinin temel amacı, müvekkilin mal varlığını azaltan, onu önemli ölçüde risk altına sokan ya da kişisel statüsünü kökten etkileyen kararlarda müvekkilin bilgilendirilmesini ve onayının alınmasını güvence altına almaktır.

Özel Yetki Gerektiren İşlemler Nelerdir

Özel yetki gerektiren işlemler iki temel kanun hükmünde düzenlenmiştir: Türk Borçlar Kanunu m. 504/3 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 74. Bu iki düzenleme birbirini tamamlar niteliktedir.

TBK m. 504/3 uyarınca vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça şu işlemleri yapamaz:

  • Dava açmak, sulh olmak, hakeme başvurmak, iflas ve iflasın ertelenmesi ile konkordato talep etmek, kambiyo taahhüdünde bulunmak, bağışlama yapmak, kefil olmak, taşınmazı devretmek veya bir hakla sınırlandırmak.

HMK m. 74 ise usul hukuku alanında ek düzenlemeler getirmiştir. Buna göre vekaletnamede açıkça yetki verilmemişse vekil şu işlemleri gerçekleştiremez:

  • Sulh olmak, hakimi reddetmek, davanın tamamını ıslah etmek, yemin teklif veya kabul etmek, başkasını tevkil etmek, hacizden feragat etmek, davadan veya kanun yollarından feragat etmek, karşı tarafı ibra ve davasını kabul etmek, yargılamanın iadesine başvurmak, hakimlerin fiilleri sebebiyle Devlet aleyhine tazminat davası açmak, konkordato veya sermaye şirketlerinin yeniden yapılandırılması teklifinde bulunmak, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurmak ve kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açmak veya takip etmek.

Özellikle kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar konusunda vekaletnamede hangi haklar hakkında yetki verildiğinin tek tek açıklanması gerekmektedir. Boşanma davası, isim değişikliği, mirasın reddi gibi davalar bu kategoriye girer.

Yazılı Olmayan Yetkiyle Yapılan İşlemin Hukuki Sonuçları

Vekaletnamede özel yetki bulunmadan yapılan işlemin akıbeti, uygulamada en çok tartışılan konulardan biridir. Genel ilke olarak, özel yetki olmaksızın gerçekleştirilen işlem hukuken sonuç doğurmaz. Ancak bu sonucun ortaya çıkış biçimi işlemin türüne göre farklılık gösterir.

Usul hukuku açısından bakıldığında, vekilin özel yetkisi olmadan yaptığı feragat, sulh veya kabul gibi tasarruf işlemleri geçersiz sayılır. HMK m. 114/f hükmü uyarınca, vekil aracılığıyla takip edilen davalarda vekilin davaya vekalet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamesinin bulunması dava şartıdır. Dolayısıyla özel yetki eksikliği, bir dava şartı noksanlığı olarak değerlendirilir.

Maddi hukuk alanında ise TBK m. 504/3 kapsamındaki işlemlerde özel yetki yokluğu, yapılan işlemi askıda geçersiz kılar. Bu durumda yetkisiz temsilcinin yaptığı işlem, müvekkilin sonradan onay vermesine (icazet) bağlı olarak geçerlilik kazanabilir ya da kesin olarak geçersiz hale gelebilir.

Özel Yetki Eksikliği Tespit Edildiğinde Mahkemenin Tutumu

Mahkemeler, özel yetki eksikliğini yargılamanın her aşamasında re'sen (kendiliğinden) araştırma yetkisine sahiptir. Taraflar da bu eksikliği davanın her evresinde ileri sürebilir.

HMK m. 115/2 uyarınca mahkeme, özel yetki eksikliğini tespit ettiğinde doğrudan davanın reddine karar vermez. Bu eksiklik giderilebilir nitelikte bir dava şartı noksanlığı olduğundan, mahkeme öncelikle vekile kesin süre vererek özel yetki içeren vekaletnameyi sunmasını ister. Yargıtay kararlarında bu husus açıkça vurgulanmıştır; kesin süre verilmeden doğrudan davanın usulden reddine karar verilmesi bozma nedeni olarak kabul edilmektedir.

Verilen kesin süre içinde özel yetki içeren vekaletname sunulmazsa veya müvekkil bizzat gelerek vekilin yaptığı işleme onay vermezse, mahkeme davayı dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddeder. Kartal hukuk bürosu olarak müvekkillerimize vekaletname düzenletirken bu hususlara özel dikkat gösterilmesini tavsiye etmekteyiz.

İcazet (Sonradan Onay) ile Eksikliğin Giderilmesi

Vekaletnamede özel yetki bulunmadan yapılan bir işleme müvekkilin sonradan onay vermesi, yani icazet, hukuki açıdan önemli bir mekanizmadır. Yargıtay içtihatlarına göre icazetin hükümleri geriye yürür; yani müvekkilin sonradan verdiği onay, işlemin yapıldığı andan itibaren geçerlilik kazanmasını sağlar.

Bununla birlikte icazet her durumda mümkün değildir. Özellikle usul işlemlerinde kesin süre içinde eksikliğin giderilememesi halinde artık icazetten söz edilemez. Yine müvekkilin vefat etmiş olması gibi durumlarda vekaletnamedeki özel yetki eksikliğinin giderilmesi fiilen imkânsız hale gelebilir. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, genel vekaletname ile açılan boşanma davasında davacının vefatı nedeniyle özel yetki eksikliğinin artık tamamlanamayacağına hükmetmiştir.

Yargıtay İçtihatlarında Öne Çıkan Uygulamalar

Yargıtay kararları incelendiğinde özel yetki konusunda bazı ilkelerin istikrar kazandığı görülmektedir. Boşanma, isim değişikliği ve mirasın reddi gibi kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin davalarda özel yetkinin vekaletnamede açıkça ve ayrıntılı biçimde gösterilmesi gerekir. Genel bir ifadeyle "HMK 74 kapsamındaki tüm işlemleri yapmaya yetkilidir" şeklindeki kayıtlar yeterli kabul edilmekle birlikte, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar yönünden hangi davaların kapsandığının ayrıca belirtilmesi aranmaktadır.

Islah konusunda da vekaletnamede özel yetki aranmaktadır. Vekaletnamesinde ıslaha ilişkin özel yetki bulunmayan vekilin davayı tamamen ıslah edemeyeceği Yargıtay tarafından açıkça ifade edilmiştir. Yine temyizden feragat yetkisinin vekaletnamede yer alıp almadığı, temyiz aşamasında feragat dilekçesi verildiğinde titizlikle denetlenmektedir.

Kanunda sayılan hallerin sınırlı olmadığı da Yargıtay tarafından kabul görmektedir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, işlemin müvekkil bakımından taşıdığı önem nedeniyle kanunda açıkça sayılmasa dahi bazı işlemler için özel yetki aranabileceğini belirtmiştir. Kefalet, müvekkili borç altına sokan taahhütler ve müvekkil adına başka bir avukatla ücret sözleşmesi imzalanması bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Vekaletname Düzenlerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hak kaybı yaşanmaması için vekaletname düzenlenirken şu hususlara özen gösterilmelidir: yapılması planlanan işlemin niteliği önceden değerlendirilmeli, özel yetki gerektiren bir işlem söz konusuysa ilgili yetki vekaletname metninde açık ve yoruma yer bırakmayacak biçimde ifade edilmelidir. Boşanma ve tapu işlemleri gibi bazı hallerde vekaletnameye fotoğraf yapıştırılması da zorunludur. Birden fazla avukata vekalet verilecekse, bu avukatların ayrı ayrı mı yoksa birlikte mi yetki kullanacağı vekaletnamede açıkça belirtilmelidir.

Kartal avukat olarak özellikle aile hukuku, miras hukuku ve taşınmaz hukukuna ilişkin davalarda müvekkillerimizi vekaletname aşamasından itibaren bilgilendirmekte, olası yetki eksikliklerinin önüne geçmekteyiz.

Sonuç

Vekaletnamede yazılı olmayan bir yetkiyle yapılan işlem, kural olarak hukuken geçersizdir veya askıda geçersiz nitelik taşır. Bu durum müvekkil açısından ciddi hak kayıplarına, davanın usulden reddine ve zaman kaybına yol açabilir. Gerek TBK m. 504/3 gerekse HMK m. 74 hükümleri, müvekkilin iradesini korumaya yönelik güvence mekanizmalarıdır. Vekaletname düzenlenirken hangi işlemlerin özel yetki gerektirdiğinin bilinmesi, hem avukat hem de müvekkil açısından büyük önem taşımaktadır. Özel yetki eksikliğinin sonradan icazetle giderilebileceği durumlar olsa da bu her zaman mümkün olmadığından, en sağlıklı yol vekaletnamenin baştan eksiksiz hazırlanmasıdır.

 

Akdemir Hukuk Bürosu 

Akdemir Hukuk Bürosu, Av. Muhammet Akdemir yönetiminde Kartal'ın Soğanlık semtinde faaliyet göstermektedir.

Büromuz; Cevizli, Cumhuriyet, Çarşı, Çavuşoğlu, Esentepe, Ferhat Paşa, Gümüşpınar, Hürriyet, Karlıktepe, Kordonboyu, Orhantepe, Orta, Petroliş, Rahmanlar, Soğanlık, Yalı, Yeni, Uğur Mumcu, Yakacık ve Yeşilbağlar başta olmak üzere Kartal'ın tüm mahallelerinden gelen müvekkillere hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

Maltepe ve Pendik gibi komşu ilçelerden de kolaylıkla ulaşılabilen ofisimiz, Kartal Metro Durağı, Kartal Adliyesi ve E-5 Karayolu'na yakın konumuyla erişim kolaylığı sağlamaktadır.

Vekaletname düzenlenmesi, özel yetki gereklilikleri ve dava süreçlerine ilişkin her türlü hukuki destek için İstanbul Kartal/Soğanlık'ta bulunan Akdemir Hukuk Bürosu'nu ziyaret edebilir veya 0 505 589 86 36 numaralı telefondan iletişime geçebilirsiniz.

 

Avukat Muhammet Akdemir Kimdir?

  • Akdemir Hukuk Bürosu kurucumuz Muhammet Akdemir Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur.
  • 2011 yılında Patent Vekili Ruhsatnamesi almıştır.
  • 2013 yılında Avukatlık Ruhsatnamesini almıştır.
  • Aynı yıl Iğdır Ticaret İl Müdürlüğünde Tüketici hakem heyetinde raportör olarak göreve başlamıştır.
  • 2014 Yılında Ticaret Bakanlığı merkez kadrosunda Avukat olarak atanmıştır.
  • 2 yıllık Kurum Avukatlığı görevinden sonra 2016 yılında Hakim Stajyer olarak İstanbul Anadolu Adliyesinde görev yapmıştır.
  • 2017 yılından beri serbest Avukatlık yapmaktadır. İstanbul Barosu'na kayıtlıdır.

 

 

Etiketler
vekaletnamede özel yetki
HMK 74 özel yetki
genel vekaletname yetki sınırları
özel yetki eksikliği sonuçları
Kartal avukat
Maltepe avukat
Pendik avukat
vekaletname düzenleme
Detaylı Bilgi İçin Hemen Bizi Arayın

WhatsApp İletişim

0 505 589 86 36