Evlilikte Mal Rejimleri ve Türleri | Kartal Aile Hukuku Avukatı
Türk Medeni Kanunu'ndaki dört mal rejimi türü, evlilik sözleşmesi ve 2002 öncesi–sonrası farkına ilişkin detaylı rehber.
Evlilik birliği yalnızca duygusal bir ortaklık değil, aynı zamanda derin ekonomik sonuçlar doğuran bir hukuki ilişkidir. Eşlerin evlenme anından itibaren sahip oldukları veya evlilik süresince edindikleri malların kime ait olacağı, yönetimi, tasarrufu ve evliliğin sona ermesi halinde nasıl paylaşılacağı mal rejimleri ile belirlenir.
Kartal aile hukuku avukatı olarak baktığımızda, mal paylaşımı davalarının büyük çoğunluğunun temelinde eşlerin hangi mal rejimine tabi olduğu sorusu yatmaktadır.
Bu yazıda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun benimsediği mal rejimi sistemini, dört farklı rejim türünü ve pratik sonuçlarını ayrıntılı biçimde ele alacağız.
Mal Rejimi Kavramı ve Hukuki Dayanağı
Mal rejimi, en yalın anlatımla eşlerin evlilik birliği boyunca malvarlıkları üzerindeki hak ve yükümlülüklerini düzenleyen kurallar bütünüdür. Malların kime ait sayılacağı, kimin yönetim ve tasarruf yetkisine sahip olacağı, borçlardan sorumluluğun nasıl belirleneceği ve evliliğin sona ermesi halinde tasfiyenin hangi ilkelere göre yapılacağı bu kurallarla belirlenir.
Türk hukukunda mal rejimleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 202 ile 281. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanun, eşlere sınırlı bir seçim özgürlüğü tanımıştır. Yani eşler istedikleri gibi bir mal rejimi yaratamaz; yalnızca kanunda sayılan rejimlerden birini seçebilirler. Bu düzenleme, hem eşleri hem de üçüncü kişileri korumaya yönelik bir güvence niteliğindedir.
Türk Hukukunda Kaç Tür Mal Rejimi Vardır?
Türk Medeni Kanunu, biri yasal, üçü seçimlik olmak üzere toplam dört mal rejimi öngörmüştür:
- Edinilmiş mallara katılma rejimi (yasal mal rejimi)
- Mal ayrılığı rejimi (seçimlik)
- Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi (seçimlik)
- Mal ortaklığı rejimi (seçimlik)
Eşler evlenirken ya da evlilik devam ederken noter huzurunda düzenleme veya onaylama şeklinde bir sözleşme yapmamışlarsa, kendiliğinden yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olurlar. Kartal başta olmak üzere İstanbul'da uygulamada karşılaştığımız davaların büyük çoğunluğunda bu yasal rejim gündeme gelmektedir.
Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi
TMK m. 202/1 hükmü açıkça şu ifadeyi kullanır: "Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır." Bu rejim, 1 Ocak 2002'de yürürlüğe girmiş ve bu tarihten sonra kurulan evliliklerde aksi kararlaştırılmadığı sürece kendiliğinden geçerli hâle gelmiştir.
Rejimin temel mantığı ikili bir ayrıma dayanır. Her eşin malvarlığı edinilmiş mallar ve kişisel mallar olarak iki grupta değerlendirilir. Edinilmiş mallar, eşin evlilik birliği devam ederken karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Örneğin çalışmanın karşılığı olan gelirler, sosyal güvenlik ödemeleri, iş göremezlik tazminatları, kişisel malların gelirleri ve bunların yerine geçen değerler edinilmiş mal sayılır.
Kişisel mallar ise eşin evlenmeden önce sahip olduğu mallar, evlilik sırasında miras veya karşılıksız kazandırma yoluyla edindiği mallar, kişisel kullanımına özgü eşyalar ve manevi tazminat alacaklarıdır. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle bazı malları da kişisel mal olarak belirleyebilir.
Rejimin en önemli sonucu tasfiye aşamasında ortaya çıkar. Evliliğin sona ermesi halinde her eş, diğerinin edinilmiş mallarının net değerinin yarısı üzerinde alacak hakkına sahip olur. Buna katılma alacağı denir. Ayrıca bir eşin diğerinin malvarlığına yaptığı katkılar için değer artış payı talep edilebilir.
Mal Ayrılığı Rejimi
Mal ayrılığı rejimi, TMK m. 242'de düzenlenmiştir. Bu rejimin özü, eşlerin her birinin kendi malvarlığı üzerinde yasal sınırlar içinde tam yönetim, yararlanma ve tasarruf yetkisine sahip olmasıdır. Yani evlilik boyunca kim ne edinmişse o mala sahip olmaya devam eder, boşanma halinde kural olarak paylaşım yapılmaz.
Bu rejim, özellikle ikinci evliliklerde, ileri yaşta evlenen çiftlerde ya da eşler arasında büyük servet farkı bulunan durumlarda tercih edilmektedir. Rejim, boşanma sırasında yaşanan mal tartışmalarını en aza indirmesi bakımından avantajlıdır; ancak evlilik içinde ekonomik dengesizlik oluşursa zayıf durumdaki eşin haklarını korumada yetersiz kalabilir.
Şunu belirtmek gerekir: Mal ayrılığı rejiminde paylaşım yapılmasa da, bir eş diğerinin malvarlığına para, emek veya hizmetle katkıda bulunmuşsa katkı payı alacağı talep edebilir. Ayrıca aidiyeti ispatlanamayan mallar paylı mülkiyette sayılır.
Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi
Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi, Türk hukukuna özgü melez bir sistemdir. Kaynak kanunumuz olan İsviçre Medeni Kanunu'nda böyle bir seçimlik rejim yoktur; Türk kanun koyucu, mal ayrılığı ile edinilmiş mallara katılma rejimi arasında bir orta yol olarak bu rejimi getirmiştir. TMK m. 244 ve devamında düzenlenmiştir.
Bu rejimde evlilik devam ederken durum mal ayrılığı gibi işler. Her eş, kendi malı üzerinde tasarruf serbestisine sahiptir. Fakat evliliğin sona ermesiyle birlikte ailenin ortak kullanımına özgülenmiş mallar ile ailenin ekonomik geleceğini güvence altına almaya yönelik yatırımlar veya bunların yerine geçen değerler eşler arasında eşit olarak paylaştırılır.
Paylaşım dışında kalan bazı önemli mallar da vardır. Örneğin eşlerden birine ait olan şirketler, işletmeler veya ticari kuruluşlar ailenin ortak kullanımına özgülenmediği için paylaşıma dahil edilmez. Ayrıca üstün yararı olduğunu ispat eden eş, paylı mülkiyetteki malın ödeme günündeki değerinin karşılığını diğerine vererek malın tümünü kendi üzerine alabilir.
Mal Ortaklığı Rejimi
Mal ortaklığı rejimi, dört rejim içinde en kapsamlı ve en az tercih edilenidir. TMK m. 256 ve devamında düzenlenen bu rejimde ortaklık malları ile eşlerin kişisel malları birlikte bulunur. Eşler, ister evlenmeden önce sahip oldukları mallar ister evlilik süresince edindikleri mallar olsun, kanunda öngörülen sınırlar içinde bütün malvarlıklarını ortak hâle getirebilirler.
Bu rejimin en dikkat çekici özelliği, ortak malların yönetimi ve tasarrufu bakımından eşlerin birbirinin rızasına ihtiyaç duymasıdır. Yani eşlerden biri, ortak mal üzerinde tek başına önemli bir tasarrufta bulunamaz. Bu yönüyle mal ortaklığı, evlilik birliğinin ekonomik anlamda tam bir bütünlük içinde yaşanmasını amaçlar. Kartal avukat olarak uygulamada bu rejime çok nadir rastlıyoruz; çünkü ortak yönetim yükümlülüğü ve bunun getirdiği kısıtlamalar pek çok çifti bu rejimden uzaklaştırmaktadır.
Kanun mal ortaklığı içinde de alt türler öngörmüştür. Eşler tüm mallarını kapsayan genel mal ortaklığı veya belirli malları kapsayan sınırlı mal ortaklığı kurabilirler. Sınırlı mal ortaklığında yalnızca edinilmiş mallar veya sözleşmede belirtilen belirli malvarlığı değerleri ortaklığa dahil edilir.
Mal Rejimi Sözleşmesi Nasıl Yapılır?
Eşlerin yasal mal rejiminden farklı bir rejim seçebilmeleri için mal rejimi sözleşmesi yapmaları gerekir. Bu sözleşme, TMK m. 205 uyarınca noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılmak zorundadır. Adi yazılı biçim veya sözlü anlaşma geçerli değildir.
Mal rejimi sözleşmesi, yalnızca ayırt etme gücüne sahip olanlar tarafından yapılabilir. Küçükler ve kısıtlılar için ise yasal temsilcinin onayı aranır. Sözleşme evlenmeden önce yapılabileceği gibi evlilik sırasında da düzenlenebilir; ancak yapıldığı tarihten itibaren hüküm doğurur, geçmişe etkili olmaz.
Eşler evlenme başvurusu sırasında da nikâh memuruna hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirebilirler. Bu bildirim, noter sözleşmesi ile aynı hukuki sonuçları doğurur.
1 Ocak 2002 Öncesi ve Sonrası Farkı
Türk hukukunda mal rejimleri açısından 1 Ocak 2002 tarihi bir kırılma noktasıdır. Yeni Türk Medeni Kanunu bu tarihte yürürlüğe girmiş ve yasal mal rejimini değiştirmiştir. Eski Medeni Kanun döneminde yasal mal rejimi mal ayrılığı iken, yeni dönemde edinilmiş mallara katılma rejimi kabul edilmiştir.
Bu değişiklik, 1 Ocak 2002 öncesinde evlenen çiftler için özel bir sonuç doğurmuştur. Söz konusu tarihten önce edinilen mallar için mal ayrılığı rejimi uygulanırken, bu tarihten sonra edinilen mallar için edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Yani aynı evlilik içinde iki farklı rejim aynı anda hüküm doğurabilir. Uygulamada uzun süreli evliliklerde bu geçiş durumu mal paylaşımı davalarını karmaşık hâle getirmektedir.
Hangi Mal Rejimi Hangi Durumda Tercih Edilmelidir?
Eşler için en uygun mal rejiminin ne olduğu, bireysel ekonomik koşullara ve evlilik beklentilerine göre değişir. Edinilmiş mallara katılma rejimi, evlilik birliğinin ekonomik olarak birlikte yürütülmesini esas alan, özellikle ev içi emeği ekonomik değere kavuşturan dengeli bir sistemdir. Mal ayrılığı, ekonomik bağımsızlığı ön planda tutan çiftler için uygundur. Paylaşmalı mal ayrılığı, kısmi bir güvence isteyen ancak katılma alacağı gibi geniş bir tasfiye istemeyenler için tercih edilebilir. Mal ortaklığı ise bugün pratik olarak çok az uygulanmaktadır.
Doğru seçim yapabilmek için evliliğin başında bir aile hukuku avukatından danışmanlık almak, ileride yaşanabilecek uyuşmazlıkların önüne geçmek açısından son derece önemlidir.
Sonuç ve Değerlendirme
Türk hukukunda mal rejimleri sistemi, eşlerin ekonomik özgürlüğü ile evlilik birliğinin dayanışma niteliği arasında denge kurmayı hedefler. Yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma, ev içi emeğin görünmezliğine karşı önemli bir hukuki güvence sağlamaktadır. Ancak her evliliğin ekonomik dinamikleri farklıdır; bu nedenle eşlerin kendi ihtiyaçlarına en uygun rejimi seçebilmesi için hukuki destek büyük önem taşır.
Akdemir Hukuk Bürosu
Akdemir Hukuk Bürosu, Kartal'ın Soğanlık semtinde konumlanmış olup mal rejimleri, boşanma, nafaka, velayet ve aile hukukuna ilişkin diğer uyuşmazlıklarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.
Ofisimiz; Cevizli, Cumhuriyet, Çarşı, Çavuşoğlu, Esentepe, Ferhat Paşa, Gümüşpınar, Hürriyet, Karlıktepe, Kordonboyu, Orhantepe, Orta, Petroliş, Rahmanlar, Yalı, Yeni, Uğur Mumcu, Yakacık ve Yeşilbağlar başta olmak üzere Kartal'ın tüm mahallelerinden gelen müvekkillere hizmet sunmaktadır.
Ayrıca komşu ilçeler olan Maltepe ve Pendik başta olmak üzere Anadolu Yakası'nın tamamında hukuki destek sağlamaktayız.
Ofisimiz Kartal metro durağına, Kartal Adliyesi'ne ve E-5 karayoluna yürüme mesafesindedir. Bu konumu sayesinde müvekkillerimiz için hem ulaşım hem de yargı süreçlerinin takibi büyük kolaylık sağlamaktadır.
Mal rejimleri gibi teknik bilgi ve içtihat takibi gerektiren bir alanda, alanında uzman bir hukukçu ile çalışmanız, hak kayıplarınızın önüne geçilmesinde belirleyici rol oynayacaktır. Daha detaylı bilgi almak ve hukuki danışmanlık için İstanbul Kartal/Soğanlık'ta bulunan Akdemir Hukuk Bürosu'nu ziyaret edebilir veya 0 505 589 86 36 numaralı telefondan iletişime geçebilirsiniz. Aile Hukuku ve Mal Rejimleri alanında uzman büromuz, sizlere hukuki destek sağlamaya hazırdır.
Avukat Muhammet Akdemir Kimdir?
- Akdemir Hukuk Bürosu kurucumuz Muhammet Akdemir Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur.
- 2011 yılında Patent Vekili Ruhsatnamesi almıştır.
- 2013 yılında Avukatlık Ruhsatnamesini almıştır.
- Aynı yıl Iğdır Ticaret İl Müdürlüğünde Tüketici hakem heyetinde raportör olarak göreve başlamıştır.
- 2014 Yılında Ticaret Bakanlığı merkez kadrosunda Avukat olarak atanmıştır.
- 2 yıllık Kurum Avukatlığı görevinden sonra 2016 yılında Hakim Stajyer olarak İstanbul Anadolu Adliyesinde görev yapmıştır.
- 2017 yılından beri serbest Avukatlık yapmaktadır. İstanbul Barosu'na kayıtlıdır.
