Babalık Davası Nedir, Şartları Ve Süreci | Kartal Aile Hukuku Avukatı
Buradasınız: Anasayfa / Blog
Babalık Davası Nedir, Şartları ve Süreci | Kartal Aile Hukuku Avukatı
Babalık davası nedir, kimler açabilir, süreleri ve sonuçları nelerdir? TMK 301 kapsamında Kartal aile hukuku avukatı rehberi.
Babalık Davası Nedir, Şartları ve Süreci | Kartal Aile Hukuku Avukatı

Evlilik birliği dışında dünyaya gelen bir çocuğun, biyolojik babası tarafından tanınmaması ya da baba ile ana arasında bir evlilik ilişkisinin hiç kurulmamış olması halinde, çocuğun soybağı boşlukta kalır. Bu boşluğu hukuken doldurmanın yolu ise babalık davası açmaktır.

Uygulamada özellikle Kartal aile hukuku avukatı olarak sıklıkla karşılaştığımız bu davanın; şartları, açılış süreci, süreleri ve sonuçları bakımından hem anne hem de çocuk açısından son derece kritik hukuki sonuçlar doğurduğunu görüyoruz.

Bu yazıda babalık davasının hukuki çerçevesini, hangi hallerde açılabileceğini, kimler tarafından açılabileceğini ve davanın nasıl sonuçlanacağını ayrıntılı biçimde ele alacağız.

Babalık Davası Nedir?

Babalık davası, evlilik dışında doğan bir çocuk ile biyolojik babası arasında soybağının mahkeme kararıyla kurulmasını sağlayan bir aile hukuku davasıdır. Türk hukukunda soybağı; doğum, tanıma, ana ile babanın evlenmesi veya hakim hükmü ile kurulabilir. Babalık davası da hakim hükmüne dayalı bu son yola karşılık gelir.

Uygulamada halk arasında “babalığın tespiti davası” olarak da anılan bu dava, çocuğun yalnızca hukuki bir bağ kazanmasını değil; babadan nafaka talep etme, mirasçı sıfatını kazanma, soyadı ve nüfus kaydı gibi pek çok temel hakka ulaşmasını da mümkün kılar. Yani babalık davası, tek başına bir tespit davası olarak değil; çocuğun temel haklarının kapısını açan bir mekanizma olarak değerlendirilmelidir.

Hukuki Dayanak: TMK Madde 301

Babalık davasının temel dayanağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 301. maddesidir. İlgili düzenlemeye göre:

“Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler. Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır. Babalık davası, Cumhuriyet savcısına ve Hazineye; dava ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir.”

Bu madde, hem davayı kimin açabileceğini hem de kime karşı açılacağını hem de hangi kurum ve kişilere ihbar edilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Yani babalık davası salt tarafların iradesine bırakılmış özel bir dava değil, kamu düzenini ilgilendiren bir dava türüdür.

Babalık Davasının Şartları

Babalık davasının açılabilmesi için bazı ön şartların bir arada bulunması gerekir. Bu şartlar Yargıtay uygulamasında da tutarlı biçimde aranmaktadır.

Öncelikle çocuğun annesinin belli olması gerekir. Çünkü davada baba ile çocuk arasındaki soybağının kurulması istenirken, çocuğun soyu ana tarafından zaten doğumla kurulmuş olmalıdır. İkinci olarak, çocuk ile başka bir erkek arasında hâlihazırda kurulmuş bir soybağı ilişkisi olmamalıdır. Eğer çocuk, biyolojik babası dışında bir başka erkeğin nüfusunda kayıtlı ise, önce soybağının reddi davası açılıp bu bağın ortadan kaldırılması gerekir. Aksi halde açılan babalık davası usulden reddedilir.

Üçüncü olarak, kanunda öngörülen ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerekir. Dava, Cumhuriyet savcısına ve Hazineye; dava ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya bildirilmelidir. Bu ihbar yükümlülüğü tarafların değil, mahkemenin gözeteceği bir dava şartıdır ve eksikliği ciddi usul sorunları doğurur.

Davayı Kimler Açabilir, Kime Karşı Açılır?

Babalık davasını açabilecek olanlar sınırlı biçimde sayılmıştır: ana ve çocuk. Baba, kendi lehine babalık davası açamaz; onun için mevzuatın öngördüğü yol tanımadır. Ana kendi adına dava açtığında hem soybağının kurulmasını hem de TMK 304 kapsamındaki mali haklarını talep edebilir. Çocuk henüz küçükse dava kendisine atanan kayyım aracılığıyla açılır; ergin olduktan sonra ise çocuk bu davayı doğrudan kendisi açar.

Dava, baba olduğu iddia edilen kişiye karşı açılır. Eğer bu kişi hayatını kaybetmişse dava mirasçılarına yöneltilir. Mirasçının da bulunmaması halinde davalı sıfatını Hazine üstlenir. Baba olduğu iddia edilen kişinin evli olması davanın açılmasına engel değildir; babalık davasında belirleyici olan biyolojik bağdır, davalının medeni haliyle doğrudan bir ilişki kurulmaz.

Babalık Davasında Süreler

Süre konusu, babalık davasının en çok merak edilen ve Kartal aile hukuku avukatı olarak en çok soru aldığımız başlıklardan biridir. Anne bakımından süre kesindir: çocuğun doğumundan itibaren bir yıl içinde dava açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan, hâkim tarafından resen dikkate alınır ve süre geçtikten sonra ana babalık davası açamaz.

Çocuk bakımından ise Türk Medeni Kanunu’nun 303/2. maddesindeki süre sınırı Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Buna göre çocuk, dava açma hakkını herhangi bir süreye tabi olmadan kullanabilir. Aynı şekilde çocuk adına dava açacak olan kayyım da görevi devam ettiği sürece bu davayı açabilir. Bu düzenleme, uygulamada çocuğun soybağını öğrenme hakkının yaşam boyu korunması bakımından oldukça önemli bir güvence oluşturur.

Babalık Karinesi ve İspat

Türk Medeni Kanunu, babalık iddiasının ispatını kolaylaştırmak için özel bir karine öngörmüştür. TMK 302. maddesine göre, davalı erkek çocuğun doğumundan önceki 300. gün ile 180. gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuşsa, babalığa karine oluşmuş sayılır. Bu karine, davacının işini önemli ölçüde kolaylaştırır çünkü ispat yükü davalıya geçer.

Davalı bu karineyi çürütmek isterse; ya çocuğun babası olmasının biyolojik olarak olanaksız olduğunu ya da bir başka erkeğin baba olma olasılığının kendisininkinden daha güçlü olduğunu ortaya koymalıdır. Cinsel ilişkinin bir kez yaşanmış olması ya da tarafların o dönemde korunmuş olması, karinenin doğmasına engel oluşturmaz.

DNA Testinin Rolü

Günümüzde babalık davalarında en belirleyici delil hiç kuşkusuz DNA testidir. Yargıtay yerleşik içtihatlarında, babalık davalarında bilimsel imkânlardan mutlaka yararlanılması gerektiğini vurgulamakta; %99,9 doğruluk oranı ile sonuç veren DNA raporunun alınmasını neredeyse zorunlu bir aşama olarak görmektedir.

Babalık davası, tarafların insiyatifine bırakılmış bir dava olmadığından hakim kendiliğinden araştırma yetkisine sahiptir. Yani DNA testini yalnızca taraflar değil, doğrudan mahkeme de talep edebilir. DNA testi hakim açısından bilirkişi raporu niteliğinde değerlendirildiği için hakim bu raporla bağlı değildir; ancak uygulamada mahkemenin raporun aksi yönde karar vermesi son derece nadirdir. Test için genellikle Adli Tıp Kurumu heyet raporuna başvurulur.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Babalık davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise dava Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. Yetki bakımından ise TMK 283. madde uygulanır: taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Bu düzenleme davacıya oldukça geniş bir seçim imkânı sunar; annenin veya çocuğun oturduğu yerdeki mahkemede dava açılabilir.

Kartal, Maltepe ve Pendik bölgesinde yaşayan davacılar için ise doğal olarak Kartal Adliyesi Aile Mahkemeleri yetkili mahkeme olacaktır. Bu noktada bir Kartal avukat ile çalışmak, hem yerel adliyedeki tebligat-duruşma takibi hem de sürecin hızlı ilerlemesi açısından ciddi kolaylık sağlar.

Babalık Davasının Sonuçları

Babalık davası kabul edildiğinde, hâkim kararının kesinleşmesiyle birlikte çocuk ile baba arasında geriye etkili biçimde soybağı kurulmuş sayılır. Bu, çocuğun doğduğu andan itibaren baba ile hukuken bağlı olduğu anlamına gelir ve şu sonuçları doğurur:

  • Çocuk babasının soyadını alır ve nüfus kaydı bu doğrultuda düzeltilir.
  • Baba, çocuk yönünden iştirak nafakası ödemekle yükümlü hâle gelir.
  • Çocuk, babasının yasal mirasçısı sıfatını kazanır.
  • Baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulması ve bakım-eğitim yükümlülükleri doğar.

Anne Lehine Talep Edilebilecek Giderler (TMK 304)

Türk Medeni Kanunu’nun 304. maddesi, anneye babalık davasıyla birlikte ya da ayrı bir dava olarak bazı mali hakları talep etme imkânı verir. Bunlar; doğum giderleri, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri ile gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer masraflardır. Bu talepler çocuğun sağ doğup doğmadığına bakılmaksızın hüküm altına alınabilir.

Yargıtay uygulamasında TMK 304 kapsamındaki bu talepler; babalık davasının eki niteliğinde kabul edilir ve harca tabi tutulmaz. Ancak dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır: manevi tazminat talepleri babalık davasının kapsamı dışındadır ve TMK 304’e değil, TBK 49 ve devamı hükümlerine dayanır. Bu nedenle manevi tazminat talepleri ayrı bir davayla ve genel görevli mahkemede açılmalıdır. Bu ayrımın gözetilmemesi, aynı dilekçede istenen manevi tazminat talebinin görevsizlik gerekçesiyle tefrik edilmesine yol açar.

Akdemir Hukuk Bürosu - Kartal’da Babalık Davası Süreçleri

Babalık davası, hem hukuki hem duygusal yönü ağır basan bir dava türüdür. Doğru delillerin toplanması, sürelerin kaçırılmaması, ihbar yükümlülüklerinin eksiksiz yerine getirilmesi ve TMK 304 taleplerinin ayrı bir davaya konu edilmemesi gibi kritik noktalar; sürecin selameti açısından belirleyicidir.

Bu nedenle uzun yıllardır aile hukuku alanında çalışan bir Kartal aile hukuku avukatı ile birlikte hareket etmek, hem hak kayıplarının önüne geçilmesi hem de davanın makul sürede sonuçlanması bakımından önem taşır.

Ofisimiz Kartal’ın Soğanlık semtinde yer almakta olup; Cevizli, Cumhuriyet, Çarşı, Çavuşoğlu, Esentepe, Ferhat Paşa, Gümüşpınar, Hürriyet, Karlıktepe, Kordonboyu, Orhantepe, Orta, Petroliş, Rahmanlar, Yalı, Yeni, Uğur Mumcu, Yakacık ve Yeşilbağlar başta olmak üzere Kartal’ın tüm mahallelerinden ve komşu ilçeler Maltepe ile Pendik’ten müvekkillerimize hizmet vermekteyiz.

Kartal Metro durağına, Kartal Adliyesine ve E-5 karayoluna yakınlığımız sayesinde hem toplu ulaşımla hem özel araçla ofisimize kolayca ulaşabilirsiniz.

Babalık davası, tanıma, soybağının reddi ve nafaka gibi aile hukuku uyuşmazlıklarında uzmanlık ve deneyime dayanan bir hukuki temsil için doğrudan bize ulaşabilirsiniz.

Daha detaylı bilgi almak ve hukuki danışmanlık için İstanbul Kartal/Soğanlık'ta bulunan Akdemir Hukuk Bürosu'nu ziyaret edebilir veya 0 505 589 86 36 numaralı telefondan iletişime geçebilirsiniz. Aile Hukuku alanında uzman büromuz, sizlere hukuki destek sağlamaya hazırdır.

 

Avukat Muhammet Akdemir Kimdir?

  • Akdemir Hukuk Bürosu kurucumuz Muhammet Akdemir Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur.
  • 2011 yılında Patent Vekili Ruhsatnamesi almıştır.
  • 2013 yılında Avukatlık Ruhsatnamesini almıştır.
  • Aynı yıl Iğdır Ticaret İl Müdürlüğünde Tüketici hakem heyetinde raportör olarak göreve başlamıştır.
  • 2014 Yılında Ticaret Bakanlığı merkez kadrosunda Avukat olarak atanmıştır.
  • 2 yıllık Kurum Avukatlığı görevinden sonra 2016 yılında Hakim Stajyer olarak İstanbul Anadolu Adliyesinde görev yapmıştır.
  • 2017 yılından beri serbest Avukatlık yapmaktadır. İstanbul Barosu'na kayıtlıdır.

 

 

Detaylı Bilgi İçin Hemen Bizi Arayın

WhatsApp İletişim

0 505 589 86 36