Cinsel Taciz Mağdurunun Korunması – 6284 Sayılı Kanun ve Tedbirler
Cinsel tacize uğrayan birinin aklına gelen ilk şey genellikle "şikayet edeyim mi etmeyeyim mi" olur. Ama çoğu kişinin bilmediği bir şey var: Ceza davası sürecinden tamamen bağımsız olarak, cinsel taciz mağduru daha olayın hemen ardından koruma altına alınabilir. Bunun için mahkumiyet kararı beklenmez, hatta şikayet bile şart değildir.
Bu korumayı sağlayan temel düzenleme, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'dur. Mağdurun çocuk olması halinde ise 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamındaki tedbirler de devreye girer.
Peki bu tedbirler tam olarak nelerdir, kim başvurabilir, ne kadar sürede alınır? Bu yazıda cinsel taciz mağdurunun korunmasına yönelik hukuki mekanizmaları, koruyucu ve önleyici tedbirlerin kapsamını ve uygulamada dikkat edilmesi gereken noktaları açıklıyoruz.
Cinsel Taciz 6284 Sayılı Kanun Kapsamında Bir Şiddet Türü Müdür?
Kısa cevap: evet.
6284 sayılı Kanun'un 2/1-d maddesinde şiddet tanımlanırken fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranış ifadesi kullanılmıştır. Cinsel taciz, mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal etmese de cinsel amaçlı olarak gerçekleştirilen, mağduru rahatsız eden, psikolojik açıdan yıkıcı ve zorlayıcı bir eylemdir. Dolayısıyla cinsel taciz hem cinsel hem psikolojik bir şiddet biçimi olarak 6284 sayılı Kanun kapsamına girmektedir.
Bu tespit pratikte çok önemli bir anlam taşır. Çünkü 6284 sayılı Kanun yalnızca gerçekleşmiş şiddete değil, gerçekleşme ihtimali bulunan şiddete karşı da tedbir alınmasını öngörmektedir. Yani cinsel taciz eylemi henüz tekrarlanmamış olsa bile tekrar etme tehlikesi bulunduğunda mağdur lehine tedbirlere karar verilebilir.
Kimler Başvurabilir?
6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir kararı alınabilmesi için yalnızca mağdurun başvurması gerekmez. Kanun bu konuda geniş bir başvuru imkanı tanımıştır.
Tedbir kararı; mağdurun bizzat talebiyle, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının başvurusuyla, kolluk görevlilerinin başvurusuyla veya Cumhuriyet Savcısının başvurusuyla verilebilir.
Burada dikkat çeken nokta, mağdurun mutlaka kendisinin başvurmasının zorunlu olmamasıdır. Mağdur herhangi bir nedenle başvuramıyor olsa bile kolluk veya savcılık resen harekete geçebilir. Bu durum özellikle çocuk mağdurlar, tehdit altındaki mağdurlar veya psikolojik olarak başvuru yapacak durumda olmayan mağdurlar açısından büyük önem taşır.
Mağdur Hakkında Alınabilecek Koruyucu Tedbirler
6284 sayılı Kanun, mağdur hakkında alınacak tedbirleri "koruyucu tedbirler" olarak adlandırmıştır. Bu tedbirlerin bir kısmına mülki amir (vali veya kaymakam), bir kısmına ise aile mahkemesi hakimi karar verir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bazı tedbirlere kolluk amiri de karar verebilir.
Peki bu tedbirler somut olarak nelerdir? Cinsel taciz suçu özelinde uygulanabilecek başlıca koruyucu tedbirleri şöyle sıralayabiliriz:
Barınma yeri sağlanması. Cinsel taciz nedeniyle ailesinden veya bulunduğu ortamdan ayrılmak zorunda kalan mağdura, kendisine ve varsa beraberindeki çocuklarına uygun barınma yeri sağlanabilir. Bu tedbire mülki amir karar verir; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amiri de bu kararı alabilir.
Geçici maddi yardım. Cinsel taciz nedeniyle işini bırakmak zorunda kalan veya ekonomik olarak zor duruma düşen mağdura geçici maddi yardım yapılabilir.
Psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal rehberlik. Cinsel taciz eyleminin mağdurun psikolojisini, sosyal ilişkilerini ve iş hayatını olumsuz etkilediği durumlarda mağdura profesyonel rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilebilir. Bu tedbir uygulamada en çok ihtiyaç duyulan tedbirlerden biridir çünkü cinsel tacizin görünmeyen ama derin etkisi genellikle psikolojik boyuttadır.
İşyerinin değiştirilmesi. Özellikle işyerinde cinsel tacize uğrayan mağdurun, aynı ortamda çalışmaya devam etmesinin beklenemeyeceği hallerde işyerinin değiştirilmesine aile mahkemesi hakimi tarafından karar verilebilir.
Hayati tehlike halinde geçici koruma altına alınma. Cinsel tacizin ötesinde mağdurun can güvenliğini tehdit eden bir durum söz konusuysa mağdur geçici olarak koruma altına alınabilir.
Kimlik ve bilgilerin gizli tutulması. Hakkında barınma tedbiri uygulanan mağdurun talebi halinde kimlik ve adres bilgileri gizli tutulur.
Bu tedbirlerin tamamı, ceza davasının sonucundan bağımsızdır. Yani fail henüz yargılanmamış, hatta hakkında soruşturma bile başlatılmamış olsa dahi mağdur bu tedbirlerden yararlanabilir.
Fail Hakkında Alınabilecek Önleyici Tedbirler
6284 sayılı Kanun yalnızca mağduru korumakla kalmaz, faile yönelik önleyici tedbirler de öngörür. Bu tedbirlere aile mahkemesi hakimi karar verir; gecikmesinde sakınca bulunan bazı hallerde kolluk amiri de karar verebilir.
Cinsel taciz suçu özelinde uygulanabilecek başlıca önleyici tedbirler şunlardır:
Şiddet tehdidi, hakaret ve aşağılama yasağı. Faile, mağdura yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürme içeren söz ve davranışlarda bulunmaması yönünde karar verilebilir.
Mağdura ve mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmama. Faile, mağdura, mağdurun konutuna, okuluna, işyerine yaklaşmaması yönünde karar verilebilir. Bu tedbir cinsel taciz mağdurları açısından en sık uygulanan tedbirlerden biridir.
Mağduru iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme. Özellikle telefon, mesaj veya sosyal medya yoluyla gerçekleştirilen cinsel taciz eylemlerinde faile, mağduru iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi yönünde karar verilebilir.
Müşterek konuttan uzaklaştırma. Fail ile mağdurun aynı konutta yaşadığı durumlarda, örneğin aile içi ilişkiden faydalanılarak gerçekleştirilen cinsel taciz hallerinde, failin müşterek konuttan uzaklaştırılmasına ve konutun mağdura tahsis edilmesine karar verilebilir.
Mağdurun yakınlarına ve tanıklarına yaklaşmama. Gerekli görülmesi halinde faile, mağdurun yakınlarına ve tanıklarına yaklaşmaması yönünde de karar verilebilir.
Dikkat edilmesi gereken bir nokta var: bu tedbirler ceza niteliğinde değildir, koruma amaçlıdır. Yani fail hakkında önleyici tedbir kararı verilmiş olması, onun suçlu bulunduğu anlamına gelmez. Ancak tedbir kararına aykırı davranmanın yaptırımı oldukça ağırdır.
Tedbir Kararına Uyulmazsa Ne Olur?
Hakkında tedbir kararı verilen fail bu karara aykırı davranırsa 6284 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca zorlama hapsine tabi tutulur. Zorlama hapsinin süresi, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre üç günden on güne kadardır. Tekrarlayan ihlallerde ise süre on beş günden otuz güne çıkar. Ancak zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez.
Burada önemli bir ayrıntı var: zorlama hapsi, failin eylemi ayrıca bir suç oluştursa bile uygulanır. Yani fail tedbir kararını ihlal ederek mağdura tekrar cinsel tacizde bulunursa hem cinsel taciz suçundan yargılanır hem de tedbir kararını ihlal ettiği için zorlama hapsine tabi tutulur. İki yaptırım birbirinden bağımsızdır.
Zorlama hapsine ilişkin kararlar Cumhuriyet Başsavcılığınca yerine getirilir ve bu kararlar adli sicil kaydına işlenmez.
Uzlaşma ve Arabuluculuk Yasağı
Bir husus daha var ki pratikte sıklıkla gündeme geliyor. 6284 sayılı Kanuna İlişkin Uygulama Yönetmeliği'nin 35/3. maddesi açıktır: koruyucu veya önleyici tedbir kararlarının alınması ve yerine getirilmesi aşamasında şiddet mağduru ile şiddet uygulayan arasında uzlaşma ya da arabuluculuk önerilemez.
Bu yasak yalnızca tedbir süreciyle sınırlı değildir. Cinsel taciz suçu, 5560 sayılı Kanun ile değişik CMK 253/3 uyarınca uzlaştırma kapsamı dışına alınmıştır. Dolayısıyla cinsel taciz mağduruna ne tedbir aşamasında ne de ceza yargılaması aşamasında uzlaşma veya arabuluculuk teklif edilmesi hukuken mümkün değildir.
Mağdurun Çocuk Olması Halinde Ek Tedbirler
Cinsel taciz mağdurunun çocuk olması durumunda 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirlere ek olarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamındaki koruyucu ve destekleyici tedbirler de uygulanabilir. Bu tedbirler çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yöneliktir.
5395 sayılı Kanun'un 5. maddesinde düzenlenen bu tedbirler beş başlık altında toplanmıştır:
Danışmanlık tedbiri ile çocuğun bakımından sorumlu olan kişilere çocuk yetiştirme konusunda, çocuğa ise eğitim ve gelişimiyle ilgili sorunlarının çözümünde yol gösterilir. Cinsel taciz mağduru çocuğun ailesiyle birlikte bu süreci sağlıklı atlatabilmesi için bu tedbir büyük önem taşır.
Eğitim tedbiri ile çocuğun bir eğitim kurumuna devamına veya farklı bir eğitim kurumuna yerleştirilmesine karar verilebilir. Okulunda cinsel tacize maruz kalan çocuğun aynı ortamda eğitime devam etmesinin beklenemeyeceği hallerde bu tedbir devreye girer.
Bakım tedbiri ile çocuğun bakımından sorumlu kişinin görevini yerine getirememesi halinde çocuğun resmi veya özel bakım yurduna ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılmasına karar verilebilir. Aile içinden gelen cinsel taciz eylemlerinde bu tedbir hayati önem taşıyabilir.
Sağlık tedbiri ile çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli tıbbi bakım ve rehabilitasyona karar verilebilir. Cinsel tacizin çocuk üzerindeki psikolojik etkiler düşünüldüğünde ruhsal tedavi desteği çoğu zaman zorunlu hale gelmektedir.
Barınma tedbiri ile barınma yeri olmayan çocuklu kişilere uygun barınma yeri sağlanabilir.
Bu tedbirlerin uygulanması, kanunda belirtilen ilgili bakanlıklar ve kurumlar aracılığıyla gerçekleştirilir. Koordinasyon ise Adalet Bakanlığınca sağlanır.
Bakanlığın Davaya Katılma Hakkı
6284 sayılı Kanun kapsamına giren suçlarla ilgili açılan ceza davalarında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca kendi inisiyatifiyle davaya katılabilir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 13.12.2019 tarihli kararı uyarınca mahkemenin Bakanlığı davadan haberdar etme zorunluluğu da bulunmaktadır. Bu düzenleme, cinsel taciz mağdurunun yargılama sürecinde yalnız bırakılmamasını amaçlamaktadır.
Tedbir İçin Nereye Başvurulur?
Koruyucu tedbirler için mülki amirliğe (valilik veya kaymakamlık) veya doğrudan aile mahkemesine başvurulabilir. Önleyici tedbirler için aile mahkemesine başvuru yapılır. Acil durumlarda gecikmesinde sakınca bulunan hallerde en yakın kolluk birimine (polis veya jandarma) başvurmak yeterlidir; kolluk amiri derhal tedbir kararı verebilir ve evrakı sonrasında yetkili makamın onayına sunar.
Başvuru sırasında avukat desteği zorunlu olmamakla birlikte sürecin doğru yürütülmesi, uygun tedbirlerin talep edilmesi ve tedbir kararının etkin şekilde uygulanmasının takibi açısından hukuki destek almak büyük fayda sağlar.
Cinsel taciz mağdurunun korunması, ceza yargılamasından bağımsız ve çoğu zaman ondan çok daha hızlı işleyen bir süreçtir. Doğru zamanda doğru tedbirin talep edilmesi, mağdurun hem fiziksel güvenliğini hem de psikolojik iyilik halini doğrudan etkiler. Av. Muhammet Akdemir, cinsel taciz mağdurlarına 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir başvurularında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.
Akdemir Hukuk Bürosu
Daha detaylı bilgi almak ve hukuki danışmanlık için İstanbul Kartal/Soğanlık'ta bulunan Akdemir Hukuk Bürosu'nu ziyaret edebilir veya 0 505 589 86 36 numaralı telefondan iletişime geçebilirsiniz. Ceza Hukuku alanında uzman büromuz, sizlere hukuki destek sağlamaya hazırdır.
Avukat Muhammet Akdemir Kimdir?
- Akdemir Hukuk Bürosu kurucumuz Muhammet Akdemir Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur.
- 2011 yılında Patent Vekili Ruhsatnamesi almıştır.
- 2013 yılında Avukatlık Ruhsatnamesini almıştır.
- Aynı yıl Iğdır Ticaret İl Müdürlüğünde Tüketici hakem heyetinde raportör olarak göreve başlamıştır.
- 2014 Yılında Ticaret Bakanlığı merkez kadrosunda Avukat olarak atanmıştır.
- 2 yıllık Kurum Avukatlığı görevinden sonra 2016 yılında Hakim Stajyer olarak İstanbul Anadolu Adliyesinde görev yapmıştır.
- 2017 yılından beri serbest Avukatlık yapmaktadır. İstanbul Barosu'na kayıtlıdır.
