Cinsel Taciz ile Cinsel Saldırı Arasındaki Fark Nedir? Sınır Nerede Çizilir?
Cinsel içerikli bir davranışa maruz kalan kişilerin en sık sorduğu sorulardan biri, yaşadıkları olayın cinsel taciz mi yoksa cinsel saldırı mı olduğudur. Bu ayrım yalnızca hukuki bir isimlendirme meselesi değildir; suçun nitelendirmesi değiştiğinde ceza miktarı, şikayet usulü ve yargılama süreci de kökten farklılaşır. Cinsel tacizde öngörülen ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası iken cinsel saldırının basit halinde beş yıldan on yıla kadar hapis cezası söz konusudur. Yani aradaki farkı doğru anlamak, sürecin tamamını doğrudan etkiler.
Bu yazıda cinsel taciz ile cinsel saldırı arasındaki temel farkı, uygulamada en çok kafa karıştıran sarkıntılık kavramını, hafif temasın hangi suçu oluşturduğunu ve cezalar arasındaki farkları somut örneklerle açıklıyoruz.
İki Suçu Ayıran Temel Kriter: Bedensel Temas
Cinsel taciz suçu TCK'nın 105. maddesinde, cinsel saldırı suçu ise TCK'nın 102. maddesinde düzenlenmiştir. Her iki suç da Türk Ceza Kanunu'nun "Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar" başlıklı bölümünde yer alır ve her ikisinde de failin cinsel amaçla hareket etmesi aranır. Ancak iki suçu birbirinden ayıran temel kriter, mağdurun vücuduna temas olup olmamasıdır.
Cinsel taciz suçunda fail ile mağdur arasında bedensel temas yoktur. Fail; söz, yazı, mesaj, el-kol hareketi, bakış, cinsel organ gösterme gibi vücuda temas içermeyen davranışlarla mağduru cinsel yönden rahatsız etmektedir. Cinsel saldırı suçunda ise failin, mağdurun vücut dokunulmazlığını cinsel davranışlarla ihlal etmesi yani mağdura dokunması, ona fiziksel temasta bulunması söz konusudur.
Bu ayrım, madde gerekçelerinde ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında açıkça ortaya konmuştur. Nitekim Yargıtay pek çok kararında failin mağdurla fiziksel temasta bulunup bulunmadığını tespit ederek suç vasfını belirlemiştir. Failin mağdura sarılması, belinden tutması, öpmeye çalışması gibi temas içeren eylemlerin cinsel taciz değil cinsel saldırı suçunu oluşturduğu istikrarlı biçimde kabul edilmektedir (5. CD, 16.02.2006 T., 2006/306 E., 2006/901 K.).
Özetle temas varsa cinsel saldırı, temas yoksa cinsel taciz suçu gündeme gelir. Ancak bu basit gibi görünen ayrım, uygulamada her zaman net bir çizgi oluşturmamaktadır.
Sarkıntılık Ne Demek? Taciz ile Saldırı Arasında Nerede Duruyor?
TCK 102/1'de cinsel saldırı suçunun yanı sıra "sarkıntılık düzeyinde kalma" hali de düzenlenmiştir. Sarkıntılık, cinsel saldırının daha hafif bir biçimidir. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta, sarkıntılığın cinsel tacizle karıştırılmaması gerektiğidir çünkü sarkıntılıkta da mağdurun vücuduna temas vardır.
Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırıda fail, mağdurun vücut dokunulmazlığını cinsel davranışlarla ihlal etmekte ancak bu eylem ani ve kısa süreli kalmaktadır. Ani bir hareketle mağdurun kalçasına dokunma, kısa süreli sarılma girişimi, aniden öpmeye çalışma gibi eylemler sarkıntılık kapsamında değerlendirilmektedir. Sırnaşıkça devam eden, süreklilik arz eden temas içeren cinsel davranışlar ise cinsel saldırının basit halini oluşturmaktadır.
Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırının cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Bu ceza, cinsel taciz suçunun cezasından (üç ay – iki yıl) belirgin şekilde ağırdır. Yani mağdura yönelik cinsel amaçlı bir eylemde en ufak bir temas dahi gerçekleştiğinde suç, cinsel taciz olmaktan çıkıp en azından sarkıntılık suretiyle cinsel saldırıya dönüşmekte ve ceza ciddi biçimde artmaktadır.
Hafif Temas Durumunda Ne Olur?
Uygulamada en çok tartışılan konulardan biri, çok kısa ve hafif temasların cinsel taciz mi yoksa cinsel saldırı mı sayılacağıdır. Örneğin mağdurun yanağından makas alma, yanından geçerken hafifçe sürtünme veya anlık bir dokunuş gibi eylemlerin hangi suçu oluşturacağı öğretide farklı değerlendirmelere neden olmuştur.
Bir görüşe göre bu tarz çok kısa ve hafif temasların cinsel özgürlüğü kısıtlayıp kısıtlamadığı, davranışın önemi, yoğunluğu ve süresi gibi tüm koşullar birlikte değerlendirilerek sonuca varılmalı ve bazı hallerde cinsel saldırı yerine cinsel taciz kabul edilmelidir.
Ancak bu görüş eleştirilmektedir. Karşı görüşe ve hâkim kabule göre cinsel saldırı suçu sırf hareket suçudur; kanun koyucu, vücut dokunulmazlığının ihlali hareketi gerçekleştirildiğinde suçun tamamlanacağını öngörmüştür. Suçun oluşumu için ayrıca "cinsel özgürlüğün kısıtlanması" gibi bir netice aranmaz. Dolayısıyla temas ne kadar kısa ve hafif olursa olsun vücut dokunulmazlığı ihlal edildiği anda artık cinsel taciz değil, mağdurun yaşına göre cinsel saldırı veya cinsel istismar suçu söz konusu olur. Bu yaklaşım, cinsel saldırı suçuna kanunda öngörülmeyen bir ek koşul (özgürlüğü kısıtlama) eklenmesini önlediği için hem öğretide hem uygulamada daha isabetli kabul edilmektedir.
Cezalar Arasındaki Farklar
İki suç arasındaki ceza farkının ne kadar büyük olduğunu somut olarak görmek, ayrımın önemini daha iyi anlatır.
Cinsel taciz suçunun basit halinde öngörülen ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Suçun çocuğa karşı işlenmesi halinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezası uygulanır. Nitelikli hallerde belirlenen ceza yarı oranında artırılır.
Cinsel saldırı suçunun sarkıntılık düzeyinde kalması halinde ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Cinsel saldırının basit halinde ise ceza beş yıldan on yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir. Vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle gerçekleşen en ağır halde ceza on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasıdır.
Görüldüğü gibi cinsel tacizde alt sınır üç ay iken sarkıntılık suretiyle cinsel saldırıda alt sınır iki yıl, basit cinsel saldırıda ise beş yıldır. Temas unsurunun varlığı ya da yokluğu, ceza miktarını katlayarak değiştirmektedir.
Yargıtay Sınırı Nasıl Çiziyor?
Yargıtay, suç vasfını belirlerken öncelikle mağdurun vücuduna temas olup olmadığını tespit etmekte; temas yoksa cinsel taciz, temas varsa cinsel saldırı nitelendirmesi yapmaktadır.
Yargıtay, failin mağdura hiçbir bedensel temasta bulunmaksızın cinsel organını göstermesi eylemini cinsel taciz olarak kabul etmiştir. Bu kararda aracıyla mağdurun yanına yaklaşan failin bedensel temasta bulunmaksızın cinsel organını çıkarıp oynamak suretiyle göstermesi eylemi, cinsel istismar değil cinsel taciz suçu olarak nitelendirilmiştir (5. CD, 02.02.2009 T., 2007/3731 E., 2007/4315 K.).
Buna karşılık failin mağdurun belinden tutarak sarılması eylemi, kısa süreli ve hafif temas içerse dahi cinsel taciz değil, vücut dokunulmazlığını ihlal eden cinsel saldırı suçu kapsamında değerlendirilmiştir (5. CD, 16.02.2006 T., 2006/306 E., 2006/901 K.).
Failin mağdura yönelik "elimin üstüne otur ölçüsünü alayım" şeklinde sözler söylemesi ve herhangi bir bedensel temasta bulunmaması durumunda ise eylem cinsel istismar değil cinsel taciz olarak kabul edilmiş ve suç vasfının hatalı belirlenmesi bozma nedeni sayılmıştır (14. CD, 26.03.2014 T., 2014/2962 E., 2014/4020 K.).
Yine failin mağdura cinsel içerikli yazılar göndermesi eyleminin mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal etmediği ve bedensel temas içermediği gerekçesiyle cinsel taciz suçunu oluşturduğu Yargıtay tarafından açıkça belirtilmiştir (14. CD, 07.06.2021 T., 2017/1651 E., 2021/4103 K.).
Bu kararlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde Yargıtay'ın tutarlı biçimde temas kriterini esas aldığı, temas varsa cinsel saldırı temas yoksa cinsel taciz nitelendirmesi yaptığı, temasın hafif veya kısa süreli olmasının suç vasfını cinsel tacize dönüştürmediği görülmektedir.
Mağdur Olarak Dikkat Edilmesi Gerekenler
Cinsel bir davranışa maruz kalan kişinin, sürecin doğru yönetilmesi açısından temas olup olmadığını net biçimde ifade etmesi büyük önem taşır. Şikayet sırasında "bana dokundu" ile "bana dokunmadan söz söyledi veya cinsel organını gösterdi" ifadeleri tamamen farklı suç tiplerini ve farklı yargılama usullerini devreye sokar.
Cinsel taciz suçunun basit hali şikayete tabidir ve altı aylık şikayet süresi vardır. Cinsel saldırı suçunun sarkıntılık halinde de takibi mağdurun şikayetine bağlıdır. Ancak cinsel saldırının basit hali ve daha ağır halleri re'sen takip edilen suçlardır; savcılık şikayete gerek olmaksızın soruşturma başlatır.
Delil koruma açısından ise olayın hemen sonrasında güvendiğiniz birine anlatmanız, varsa tanık bilgilerini not etmeniz, güvenlik kamerası kaydı olabilecek yerlerde bunu belirtmeniz ve mümkün olan en kısa sürede yetkili makamlara başvurmanız sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından kritik öneme sahiptir.
Her iki suç da kişinin cinsel dokunulmazlığına yönelik ciddi ihlallerdir ve fail açısından ağır sonuçlar doğurur. Gerek mağdur gerekse şüpheli konumundaki kişilerin, suç vasfının doğru belirlenmesi ve sürecin hukuka uygun şekilde yürütülmesi için uzman bir ceza avukatından destek alması büyük önem taşır. Av. Muhammet Akdemir, Kartal ve çevre ilçelerde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermektedir.
Akdemir Hukuk Bürosu
Daha detaylı bilgi almak ve hukuki danışmanlık için İstanbul Kartal/Soğanlık'ta bulunan Akdemir Hukuk Bürosu'nu ziyaret edebilir veya 0 505 589 86 36 numaralı telefondan iletişime geçebilirsiniz. Ceza Hukuku alanında uzman büromuz, sizlere hukuki destek sağlamaya hazırdır.
Avukat Muhammet Akdemir Kimdir?
- Akdemir Hukuk Bürosu kurucumuz Muhammet Akdemir Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur.
- 2011 yılında Patent Vekili Ruhsatnamesi almıştır.
- 2013 yılında Avukatlık Ruhsatnamesini almıştır.
- Aynı yıl Iğdır Ticaret İl Müdürlüğünde Tüketici hakem heyetinde raportör olarak göreve başlamıştır.
- 2014 Yılında Ticaret Bakanlığı merkez kadrosunda Avukat olarak atanmıştır.
- 2 yıllık Kurum Avukatlığı görevinden sonra 2016 yılında Hakim Stajyer olarak İstanbul Anadolu Adliyesinde görev yapmıştır.
- 2017 yılından beri serbest Avukatlık yapmaktadır. İstanbul Barosu'na kayıtlıdır.
